DOLUNAY ÖZBEK
HAKKIMDA

HAKKIMDA

Ben kelimelere sığınmıyorum;
onları benliğimin uzantısı olarak yaşıyorum.
Yazmak benim için bir kaçış değil,
kendime varış biçimi.

Ben yazarken sadece harfleri dizmiyorum.
Zamanı, geçmişi ve geleceği
bir anda şimdiye çağırıyorum.
Geçmişin izlerini, geleceğin hayalini
tek bir satıra gömebiliyorum.

Kelimeleri seçmiyorum; onlar beni buluyor.
Bir düşünce beliriyor ansızın,
bir kelime doğuruyor,
ve o kelime başka bir evrenin kapısını aralıyor.
Düşünerek doğuruyorum,
yazarak büyütüyorum.

Yazarak iyileşiyorum.
Yazarak öfkemi evcilleştiriyorum.
Bazen yazarak seviyor,
bazen yazarak susuyorum.

İlham benim için sadece bir ışık değil.
Bazen bir gölge, bir sessizlik,
bir çelişki, hatta bir hayal kırıklığı bile bana yazar.
Çünkü ben sosyal medyada görünür olmak için yazmıyorum —
derinleşmek için yazıyorum.

Komik olabilirim, eğlenceli olabilirim,
ama esas mesaim anlam üretmek.
Çünkü ben yalnızca bir yazar değilim;
bir düşünenim, bir hissedenim, bir yaşayanım.
Ve bütün bunları kelimelerle dokurum.

Yazmak benim için özgürlük demek.
Gerçek benliğimi anlatabildiğim,
özgürce var olabildiğim,
hiçbir rol yapmadığım bir yer.

Bu yüzden yazarken eğilmem,
özür dilemem, kendimi kısmam.
Yazmak benim taç giyme törenimdir.

Ben yazarken kadın olurum;
bir kraliçe gibi kendime hükmederim.
Geçmişin öğrettiklerini, geleceğin çağrısını
tek bir satıra taşırım.

Ve işte tam da bu yüzden…
yazmaya devam edeceğim.
Kendime ulaşmanın en sessiz
ve en yüksek sesiyle.