HEPİMİZ İÇİMİZDEN AYNI SORUYU SORUYORUZ
HEPİMİZ İÇİMİZDEN AYNI SORUYU SORUYORUZ

HEPİMİZ İÇİMİZDEN AYNI SORUYU SORUYORUZ

Şu an tuhaf bir hava var… Dışarıdan bakıldığında her şey normal; insanlar işine gidiyor, ekranlar kayıyor, zaman ilerliyor…

Ama sanki içeride başka bir şey oluyor.

Bir huzursuzluk…

Sebebi tam bilinmeyen ama görmezden de gelinemeyen bir sıkışma.

Sanki içimizde bir parça, artık eski cümlelerle anlatılamıyor.

Bu his çoğu zaman yanlış anlaşılır. “Nankörlük” denir, “şımarıklık” denir, “abartı” denir… Oysa bu, hayatın insana attığı en dürüst çağrılardan biridir. Artık aynı şekilde devam edemezsin.

RAHATSIZLIK BİR BOZUKLUK DEĞİL, BİR İŞARETTİR

İnsan zihni alıştığı şeyleri sever. Tanıdık olan, güvenlidir. Ama bilinç büyüdüğünde, eski kalıplar dar gelmeye başlar.

İşte o zaman;

Eskiden tolere edilen şeyler batmaya başlar,

Küçük olaylar büyük tepkiler doğurur,

“Ben kimim?” sorusu aniden ortaya çıkar.

Bu bir çöküş değildir. Bu, içsel bir yeniden düzenlemedir.

Hayat, artık taşıyamadığın yükleri görünür kılar. Çünkü görmediğin sürece bırakmazsın.

PEKİ NEDEN ŞİMDİ?

Çünkü dünya hızlandı. Çünkü sürekli bir şeylere yetişmeye çalışıyoruz ama hep kendimize geç kalıyoruz.

Bugün birçok insan farklı yerlerde, aynı anlarda şunu hissediyor;

“Benim içimde daha sahici bir versiyon var ve ben onu susturuyorum.”

İçsel rahatsızlık tam burada başlar. İnsan, kendi gerçeğiyle arasına mesafe koyduğunda…

Beden, duygu ve zihin birlikte sinyal verir.

DUYGULARINI DİNLE

Bugün kendini kötü hissediyorsan, bu seninle ilgili bir eksiklik olmayabilir.

Belki de ilk defa gerçekten kendini dinliyosundur.

Rahatsızlık, yön gösterir.

Kaygı, durup bakmanı ister,

Huzursuzluk, değişimin kapısında bekler.

Kendine şu soruyu sormak yeterli olabilir;

“Bu his, benden ne istiyor?”

“Artık neyi sürdürmek zorunda değilim?”

Cevap hemen gelmeyebilir ama soru sorulduğunda, süreç başlar.

YENİ HİKAYE GÜRÜLTÜYLE DEĞİL, DÜRÜSTLÜKLE YAZILIR

Dönüşüm her zaman büyük kararlarla gelmez. Bazen sadece şu cümleyle başlar;

“Bunu artık istemiyorum.”

Kolektif olarak tam bu eşiğin üzerindeyiz. Eski alışkanlıklarla yeni bir bilinç yan yana duramıyor.

Ve belki en cesur şey şudur; “Kendine yalan söylememek.”

Yeni hikaye dürüstlükle yazılmaya başlar. Sessiz, sade ve gerçek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir