Ay yükseliyor usulca,
Gökyüzü nefesini tutuyor,
Gümüşten bir sır gibi parlıyor geceye.
Dalgalar kabarıyor, damarlar hızlanıyor,
Ve içimde bir şey çağırıyor beni,
Adını bilmediğim ama ezelden tanıdığım bir hisle…
Gecenin derin sularında yıkanıyorum,
Ay ışığı tenime düşüyor,
Her damlası dua gibi,
Beni benden soyuyor,
Beni bana sunuyor.
Dolunayın elleri dokunuyor ruhuma,
Eski yaralar kabuk değiştiriyor,
Zamanın içindeki zamansızlıkta,
Bedenim hafifliyor, kalbim hatırlıyor…
Ben kimim? Ben neyim?
Bir kadın, bir yıldız, bir büyü…
Ay’ın çağırdığı, ışığa teslim olan…
Karanlığın en güzel yanı,
Onun içinden doğan ışığı görebilmektir,
Ve ben şimdi parlıyorum,
Dolunayın beni öptüğü yerden.
-Dolunay Vakti, Dolunay Özbek